Monday, 27 October 2014

Sosyal Sosyalizm

Insanogluna Marx eliyle once teorik olarak tanistirilan sosyalizmin, o gunku cagda; sosyal bir algisi, anlami ve icerigi yoktu.

Ogunku sosyalizm algisinin iki ana temeli vardi;

Birincisi toplumsallik

Ikincisi de ekonomik.

Ortak nokta- Politik

Iste bu iki temel, henuz o gunlerde farkindalioga ve bilince cikmamis hem bireyi hem de onun nitelik temelli sosyo-etik yonunu icermiyordu.

Yani sosyalizm, cografi olarak bulundugu tum toplum bunyesinde, ekonomi temel alinarak ve tum toplum nicelik yerine konularak toplumun bolunmusluk temelindeki sinif algisi ve savasiydi.

Yani ortada ne bir birey vardi ne de bireylerin sosyo-etik farklarinin onemi ya da degeri.

Bu konuyu daha fazla detaylandirmadan, bugun insanoglunun kendini getirdigi; post modernizmin bilgi ve bilisim toplumu caginda, aslinda algi bilgi ve farkindaligin bilinci olarak; sosyalizmin hak ettigi ve temelini sosyalden alan anlam ve icerigi, gunumuz insanoglunun verecegi cagdas savasimin temelidir.

Yani sosyalizm;

Birincisi bireysel

Ikincisi sosyal.

Ortak nokta- Etik

Iste bu iki temel, bugun evrensel hukuk insanhaklarinin hak ve ozgurluklerinin sosyo-etik algidaki verdiogi savasiminin temelini teskil eder.

Cunku buradaki eski sosyalizmdeki ve cagdisi kalan algidaki;

Sosyal deger farklarinin toplumun bunyesinde yok edilisi ya da onemsenmeyisi yoktur.

Ikincisi temel ekonomik ve sinifsal degil; etik ve bireyseldir.

En onemli fark ise, butun bu savasimin politikaya degil; insan haklarina dayanmasidir.

Gunumuzde ve cagimizda, tum insanoglu dusunce ve davranisinin ve de verdigi her turlu savasimin; sosyalist anlam ve icerigini bu mehvalde algilamak; bir suru karmasayi cozecegi gibi, kimin neyin ve neden onun yaninda yer aldigina da isik tutacaktir.

Gunumuzde en cok politik cikar temelinde ve duygu somurusu temelinde kullanilan ve kandirilan iki ana kavram; sosyal ve bireysel kavramlaridir.

Isin ozu ve ilginci ise, bu iki kavramin insanoglu ile insan arasindaki farkidir.

Cunku insanoglu algisi dusuncesi ve davranisi, toplumsal, ekonomik, sinifsal ve siyasal iken; yani sosyal ve bireysel anlam ve icerik tasimaz iken; gunumuzdeki zihinsel devrimine yonelmis insanlasmayolundaki insanoglunun ise; iki ana yonu vardir.

Mustakil var olan varlik olarak-bireysel

Birarada yasayan ve iliski kuran varlik olarak-Sosyal

Iste zaten insanoglu beyninin yeti fonksiyonlarinin yarattigi, ideolojiler, inancsallar, izmler ve etik temelli her turlu degerler ve bunlarin toplumu yonlendirmesi ve yonetmesi de; bu insanlasacak olan insanoglunun, hem bireysel hem de sosyal yanini goz ardi edip; hepsini tek bir kefede toplumsal olarak algilamakta ve ekonomik politik olarak ta; nitelik temelinde degil; nicelik temelinde siniflamaktadir.

Boylece iktidar guc ve otorite temelli her turlu ideolojik ve inasncal ve de izmsel niteligin tek algisi ve yaptigi; tum toplumu onun b irey ve sosyal yonunu gale almadan, kendi isdeolojisi inanci ve izmi niteliginde nicelik olarak toplamak ve kendi niteligine nicelik olarak mahkum etmek ve itaat ettirmektir.

Iste bu temeldeki ideolojik inancsalizmsel farkli niteliklerin fakat ayni iktidar guc ve otorite ortakliginin dunyayi ve insanoglu tarihini son yuzyilda nasil kana b oyadigini ve boyamaya da devam ettigini gozlemliyoruz.

Bunun basini ekonomik ve sahte ozgurlukci liberal politikalar cekmektedir.

Diger etik temelli (dini ve milli) politikalar da takipetmektedir.

Iste emperyalist zihniyetin bunu algisi ve bunun bilinci ile, insanoglunu nasil kendine teslim aldiginin ve de dusunce ve davranis olarak caresiz biraktiginin ve basta batida guya ekonomik rahatlik sagliyarak, nasil bencil, bananeci, bireyci ve dusunmeyen robotlar yarattiginin kaniti da budur.

Ustelik bu duygu temelli aklin cikarina yenik dusen gelismemis bilincleri de nasil kandirarak kendi emrine aldigi gun gibi ortadadir.

O yuzden bugun dunyanin hangi cografya ve toplumunda olursa olsun, farkli sosyo-etik degerli halklarin hak ve ozgurluklerinden yana olmak, halklardan yana olmak onlarin her turlu yasam ve deger hak ve ozgurluk taleplerini desteklemek savunmak ve bunu antiayrimcilik ve cografi olarak yurtsever ve yurtsayar temelinde yapmak ve bunun bireyselbilinc ve farkinda olmak kisaca, sosyal sosyalizmdir.

Sosyalsosyalizm, gunumuz caginin ve savasiminin da basarisi icin temel teskil etmektedir.

Bugun dunyanin neresinde olunursa olunsun; sosyal sosyalist olmak; ilericilik devrimcilik bilinclilik antiayrimcilik farklarin farkindaligi bireysellik sosyallik sosyo-etik halkcilik ve de halklarin ve de bireylerinin evrensel hukuk insan haklari ve hak ve ozgurlukler Adina hem kendi bireysel talebi, hem de sosyal bilinc olarak digger bireylerin ve halklarin taleplerini savunmak ve destek olmak demektir.

Gecen sene ulke ve toplumumuzda yasanan gezi bilincinde, sosyal sosyalizm bilincsiz ve orgutsuz olarak mevcuttu.

Bugun maalesef ulkemizde sosyal sosyalizmi dile getiren, orgutleyen, kurumlastiran, parti haline getiren, daha acisi; algilayan ve farkindaligina ve bilincine varan bir hareket yoktur.
__________________
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti

Halk Dusmanligi

Bugun basta Turkiye ve O.Dogu'da emperyalizmin mikroayrimci ve "kaybet kaybet" cikar politikasi, kendi tutuculugunda geliserek halkdusmanligina donusmustur.

Nedir halk?

En basit tabiri ile sosyo-etik degerlerin en basta etnik ve de mezhepsel degerlerini ortak paylasan bir topluluktur.

Peki, halk dusmanligi nedir?

Yine en basit tabiri ile, bir halka; belirli bir ideolojik inancsal ve etik karsitlik temelinde ustelik bu temellere degil, bu temellerin mensubu olarak sucladigi bu topluluga dusmanliktir.

Denilenlerin daha net algilanabilmesi Adina; bu ideolojik inancsal izmsel ve etik deger sahipleri ile, bunlari dusmanligi halka tasimaya ornekler verelim.

PKK'ya duyulan dusmanligin, kurd halkina tasinmasi

ISID'a duyulan dusmanligin musluman halka tasinmasi

Terore, ya da bir diktatore duyulan duyulan dusmanligin kisaca halka tasinmasi.

Birincisi hic bir halk, kendi Adina terror yapan her kimse ve hangi orgut ise onun ile ozdeslestirilemez.

Terore, diktatore v.s. kizip, halk cezalandirilamaz.

Burada belki ideolojik inancsal ve izmsel dusmasnlik bir savasim getirebilir, ama bunlarin halk ile ozdeslestirilmesi ve bu savasimin halka tasinmasi acik bir sosyal fasizmdir.

Tabi ki her bir sosyal fasizmin, siyasi cikar temeli vardir.

Tarihte terror hareketi, zaten halka dusmanlik olarak cikmistir. Cunku rasgele her turlu insan canini katletmenin tek tanimi budur.

Buradaki en buyuk tehlike ise, ayni ideolojik inancsal ve izmsel temelde; halklarin biribirine duydugu dusmanliktir ki bu da zaten kitlesel savas katliamidir.

1. ve 2. Dunya savaslarinda bu kitlesel katliam savasa katilan her bir sosyo-etik farkta yasanmistir.

Ideolojiler, inanclar, izmler etik degerler v.s. soyut degerlerdir ve herzaman dusunce ve bilgi bazinda birbirleri ile tartisirlar.

Sorun, bu soyut degerleri bil fiil uygulayan hareketleri, uygulayandan alip halka tasimaktir.

Her bir halkin bunyesinde her bir ideolojik inancsal izmsel ve etik siyasi v.s. farklar zaten mevcuttur.

Buradaki sorun, kendi ideolojik inancsal izmsel politik cikarini buradaki halkin somurusunde bir paravan olarak kullanmak ve de karsi tarafa kullandirtmaktir.

Dunyanin bugun cesitli cografyalarinda etnik olarak kurdler, din olarak muslumanlar yasamaktadir.

Burada emperyalizmin oyununa gelip, hangi akila kulluk; diyelim kurd ile bir PKK, PYD, YGS v.s. ve de musluman ile, ISID, El-Kaide, El-Nusra Hizbullah v.s. ozdeslestireilebilir.

Yani bu terror orgutlerine zaten her insanoglu karsidir, peki bu karsilik nasil olurda bir halka (kurde ve muslumana) tasinabilir?

Zaten bu tasima tam da emperyalist zihniyetin; ideolojileri inanclari izmleri v.s. biri biri ile savastirmasina degil; bunlari halklar ile ozdeslestirmesinin de insanlikdisi bir zihniyetidir.

Yani burada sorun, sadece soyut degerlerin somuta tasinmasi degil; bu somutun terorden halka tasinmasi ve savasimi halklar arasina tasimasidir.

Bu hem tum bir halkin niteligine saygisizlik hem de onlara bir teroru laik gorme vicdansizligidir.

O yuzden herkes kendi inancini ideolojisini izmini beyninde tekrar degerlendirsin.

Eminim, her insanliktan yana olan beyin; zaten ideolojisi inanci izmi ne olursa olsun, neye dayanirsa dayansin; hic bir terror hareketini ve terorizmi desteklemez.

O zaman burada bir sorun yok, yani terorun onemi; ideolojisinde inancinda ya da izminde degil; dusunce ve eylemindedir.

Peki sorun nerde?

Birincisi bu terror hareketinin somurdugu ve kullandigi etik deger tabaninda, ornek kurd ve musluman

Ikincisi de bu somuru ve kullanilmaya canak tutan farkli ideoloji inanc ve izm tabanlarinin; karsi oldugu bu terorizmi, somurdugu ve kullandigi taban ile ozdes tutmakta.

Uzun lafin kisasi, terore karsi cikalim, provakasyona karsi cikalim, vandalizme karsi cikalim, her turlu yikima karsi cikalim v.s. ama; emperyalizmin oyununa gelip te; tum bunlari bir halka mal etmeyelim.

Her turlu halkin her turlu hak ve ozgurluklerini evrensel hukuk ve insan haklari temelindeki talerplerine katilalim, destek verelim, savunalim. Tum halklari terorizme karsi savasta ortak kilalim.

Emperyalist zihniyetin bu insanlik disi cikarci ajitasyon ve koruklemelerine; hangi inancta ideolojide izmde olursak olalim ama; halklar Adina "gaza gelmeyelim"

Guncel olarak;

PKK, YPG, KCK, Kandil, PYG ve de bilimum terrorist orgut; kurd halki degildir. Bunlara dusmanlik kurd halkina tasinamaz. Kurd halki haklari icin eylem yapanlarda bu terror orgutleri ile bir tutulamaz.

El-Kaide, ISID, El-Nusra, OSO, Hizbullah ve de bilimum terrorist orgut, musluman halklari degildir. Bunlara dusmanlik, musluman halklarina tasinamaz. Muslumasn haklari icin eylem yapanlar da bu terror orgutleri ile bir tutulamaz.

Cunku bunlari yapmak, tam da emperyalist zihniyetin istedigi halk dusmanligi ve halklar arasi savastir. O da bu savastan her turlu cikarini saglar, parseyi toplar iki savasan tarafi da besler ve ikisinin bir biri ile savastirir.

Herkes bir ideolojiye inanca izme v.s. sahip olabilir unutulmamasi gereken, halkin ise mensuplari olarak ayni haklktan olup farkli ideolojilere inanclara ve izmlere sahip oldugudur.

Halkin hakki soz konusu oldugunda bu halk bunyesindeki farkli ideolojiler inanclar ve izmler, halkin ortak cikari olarak birlesir.

Kurdler ve muslumanlar halktirlar ama PKK, ISID terror orgutudur.

Eylemlerde halklari koruma savunma ve destekleme Adina, bu terror orgutlerinin her turlu saldirisina yoneliktir.

Herkes "halk dusmanligi" yapip yapmadigini bir daha ideolojisi inanci izmi etik degerleri temelinde birdaha ve guncel olarak yasananlarin oldugu anda, gozden gecirsin.

__________________
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti

BOP Yerine Orta Dogu Halklar Birligi

Bir dusuncemi sizlerle paylasmak istiyorum.

Bu benim beyin duzeyimin icinde bulundugumuz cag ve bu cagin geldigi ve getirdigi duzey Adina bir dusuncedir.

Bilindigi gibi, Osmali devrinde, Turkiye ve O.Dogu halklar olarak bolgesel birliktelikler yasiyordu. Bu birliktelikler etik temelde hem dini/mezhepsel hem de milli/etnik birlikteliklerdi.

Ornek olarak; turkler, kurdler, aleviler, sunniler, turkmenler.

Osmanli savasi kaybedince ve Turkiye ve O.Dogu sekillendirilirken cizilen sinirlar aslinda bunu hic dikkate almadilar. Bilhassa Turkiye, Iran, Irak ve Suriye sinirlari cizilirken, bu birliktelikler ayni "Berlin duvari" gibi bolundu.

Ayni aileden suleleden kisiler, bu sinirlar yuzunden birbirlerinden ayrilmak zorunda kaldilar.

Bugunku O.Dogu'nun geldigi durumda, bu bilinc ve farkindalik olarak daha da belirlendi.

Mesela Kobani yerlesim merkezindeki cogu kisinin, karsisindaki Turkiye sinirinda akrabalari var. Bu butun 900 k.m ve Iran siniri icin de gecerli

Benim dusuncem, evrensel-hukuk insan haklari ve hak ve ozgurlukler acisindan bir cesit yaratilacak "diplomatic birlik" yani bu ulkerler arasi sinir andlasmalari ile bu ulkelerde yasayan akrabalarin yakinlarinin biri biri ile gorusebilme kolayliginin saglanmasi.

Bir cesit "Avrupa Birligi" pasaport kontrolunun ortadan kalkmasi ve sanki ayni ulke de yasiyorlarmis gibi, biribirleri ile gorusebilmeleri.

Bu dusunce de BOP'taki gibi, ne petrolvari ekonomik bir cikar, ne mikroatrimcilik gibi politik bir cikar, ne yonetim/yonlendirim ve kullanim gibi iktidar cikari, ne de bir stratejik cikar yok.

Sadece insani olarak bolgede yasayan ve ayni etik degerleri paylasan ve akraba olan halklarin evrensel hukuk insan haklari temelindeki iliski hak ve ozgurlugu soz konusu.

Umarim dusuncem algilanmistir, daha fazla detaya girmeden.

Sizler bu konuda ne dusunuyorsunuz.

Ben aslinda pratikte her beyni calisanin ve cagdas olmak isteyenin, butun bu olanlardan bu dusunceyi algilayabilecegini dusunuyorum.

Aslinda batinin da halklarinin bu temelde dusunce uretmesi ve birlesmesi, bu dusunceye destek verecek.

Tabi butun bunlarin saglanabilmesi her bir butunlugun parcasi olan ulkenin durumu algi bilinc duzeyleri iktidarlari ve ulke yonetimleri farklilik gosteriyor.

Ayrica bu dusunceye sicak bakmalari da onlara bir suru cikar farklarinin kaybini getirecek.

Yalniz boyle bir dusunce mucadelesinin halklar arasindaki ortak ses verisinin yanki bulacagini ve duyulacagini dusunuyorum.

En azindan son uc gundur Turkiye de olanlar ve provakasyonlar, ISID, Hizbullah, PKK ve devlet polis/sivil provakasyonlari halklar icin sokaga cikan ve demokratik hakkini kullananlari bu provakatorlerden farkli kilacak.
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti

Olay ile Olgu Farki

Genelde bazi kavramlar anlam ve icerik olarak karistirilmaktadir.

Bu mesajda yukaridaki iki kavram arasindaki farki acikliyacagim.

Olay (actuality)- Belirli bir zaman, yer sar ve durumda meydana gelmis, olmus bitmis gozlemi olan bir harekettir.

Olgu(Fact)- Bilimsel olarak olmuslugu, teori ile ortaya konmus, teorisi test edilmis ve gozlem veren matematiksel/mantiksal Fiziksel ve de sosyal bir bilgidir.

Olayda, olmusluk sadece o an yer zaman durum ve sart icin gecerlidir. Baska bir zaman icin gecerli degildir. Yani gozlem olarak bir daimilik icermez. Dolayisi ile yanlislanmasi da mumkun degildir. Bilimsel bir icerigi yoktur. Belirli bir teorisi ve de test edilebilirligi de yoktur.

Olgu da ise olabilirligi, gozlemsel olarak yanlislanabilene kadar gecerlidir ve bilimsel olarak baglayicidir, tartisma disidir. Zamansal bir icerigi yoktur, cunku deneyimi her zaman yapilabilir. Gozlem olarak yanlislanabilene kadar, daimilik icerir. Yanlislanabilmesi gozlem ile mumkundur. Tamamen bilimseldir. Test edilebilen teorisi vardir.

Isigin hizi bellidir ve olculebilir. Bir olgudur ve gozlem verir. Eger isigin hizi yine gozlem ile yanlislanabilirse, bu olgu gecerliligini yitirir.

Herhangibir seyin hizi ise bir olaydir. Sadece o an o yerdeki o fenomenin o sart ve durumdaki gozleme verdigi olcumdur. Ayni fenomen olsa bile baska bir yerdeki zamasndaki sart ve durumdaki hizinin olcumunde ayni sonucu vermeyebilir. Ayrica her bir fenomen, her bir farkli sart, durum, zaman ve yer icin de hizin olcumu degiskendir. Her bir olcum de bir olaydir.

Olay genelde bir hareketin kendi zaman yer ve sartinda olusmasidir. Iste bu olusumun dile getirilmesi o olayin aciklanmasidir.

Kisaca olayin mantiksal olabilirlik olasiligi olmus ve yerine gelmistir. Yanlislanmasi mumkun degildir.

Olgu da ise mantiksal olabilirlik olasiligi, hem teorisinin test edilmesi hem de her seferinde yerine getirilebilmesi gecerliligi vardir. Gozlem ile yanlislanabilir.

Mesela evrimsel olarak, bir kisim canlilarin dogumu bir olgudur, yani "canlilar dogar, yasar ve olurler" Bunu daimi gozlemlemek de bu cumleyi teorik olarak pratikte test etmekte mumkundur. Burada bir zaman belirtimi, yer belirtimi, durum ve sart belirtimi v.s. yoktur.

Yalniz, "Ali'nin dogumu" olaydir. Hem bir olgunun gozlem veren bir parcasidir, hem de Ali o yer, zamasn, durum, sart ta dogmustur. Bu dogum, zamansal olarak bitmistir ve yanlislanamaz.

Kisaca soyle de diyebiliriz.

Olgu daimi gecerlidir ve zamansizdir. Yanlislanabilir Gozlemi de daimidir.

Olay oldugu an gecerlidir ve zamanlidir. Yanlislanamaz Gozlemi sadece o zaman, yer, durum ve sart icin gecerlidir. Hem olayi veren fenomene/lere hem de yer, zaman, sart ve duruma gore de degiskendir.

Burada olgu ve olayi, gercek ya da dogru ile karistirmamak gerekir.
__________________
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti

Akilci/Duyumsal/Sezgisel Paradokslar

Herhangi bir seyin, hic birsey, hersey ya da sey olarak varliginin determinist ve indirgemeci monist her turlu "ilk, tek, mutlak, baslangic, sonsuz" v.s. temelli zamansal ideolojik ve inancsal algisi hem bilimsel degildir, cunku gozlemi yoktur. Hem de kendi bunyesinde zamansal paradoks tasir.

Bunun ilk nedeni insanoglunun yapilandirdigiginin zaten yapisinin paradoks tasimasindan kaynaklanir.

Orneklemek gerekirse;

Varlik-var/yok

Hak- Hakli/haksiz

Inanc-inancli/inancsiz

Kisaca tum dusunce ve davranislar algi olarak;

Ortak temel sabitligi icerir.

Dilin noktasal yapilanisi olarak ta ifade de tek tarafli karsitlik icerir.

Gelelim yukaridaki orneklerimize;

Ilk/Baslangic- her bir ilkin/baslangicin oncelik paradoksu vardir.

Tek-Her bir tekin karsitlik paradoksu vardir

Son-Her bir sonun sonralik paradoksu vardir.

Bu paradokslara ezeli ve ebediyi de ekleyebiliriz.

Mutlak/kesinlik- Bir seyi mutlaklastirmak, sadece bir dogmadir ve degisimini gelisimini ve yenilenmesinin onunu tikamaktir.

Bilimsel olan ise, bilmek ve bildirmek temelinde; gozlemsel yanlislanabilene kadar gecerli kilinir. Aksi bilimi de felsefi olarak dogmalastirmaktir.

Bilginin ve kavramin "ilki, teki, mutlaki, basi, sonu" v.s. yoktur. Ustelik degisken, yenilenen ve cagdaslasan sekilde degisime ugrar. Bu degisim, hem kavramsal hem de kavrama verilen algi temelli anlam ve icerik olarak degiskendir.

Varliksal/inancsal ve ideolojik bakis; dusunce ve davranisi daimi paradoksa sokar ve tartisma yaratir. Cunku sadece dogrulayan icin gecerlidir ve yanlislanamaz. Gozlemi ise, herkesi kapsamaz, sadece ideolojik/inancsal temellidir.

Varlik zaten ikilem icerir.

Birseyin varligi/hakki/inanci v.s.

Iste buradaki "bir sey" zaten ilk algi olarak varlanmis kavramlanmis ve uzerinden bilgi turetilmistir.

Konu detayli bir konudur. Yanit geldikce daha bir algilanir kilinabilir.

__________________
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti

Hiclik ve Yokluk Uzerine

Kitlesel olarak Nihilizm ile insanogluna felsefi temelde tanistirilan bu kavramin bir cok dalda bir cok anlam ve icerigi vardir.

Fiil olarak ise "hiclemek" var kilinan ve oldurulan bir seyi; sifira, anlamsizliga, degersizlige, yukumsuzluge, iceriksizlige v.s. indirgemek demektir.

Konuya once sey temelinde bakalim. Turkce de seyin cesitleri, bir sey, herhangibirsey, hersey, hicbirsey, seklindedir.

Iste buradaki hicbirsey iki vara isaret eder. Biri sey, digeri bir dir. Yani bir seyin hiclenmesidir.

Burada iki konu onemlidir. Birincisi bu hiclenen bir seyin bilincli ve farkinda olarak hiclenmesi.

Ikincisi ise hiclenen bir seyin yerine, konacak olan yeni bir sey konusu, bunun neye/kime gore ve neden konacaginin bilinc ve farkindaligidir.

Bu konu felsefe acisindan onemli bir konudur ve eger tartismaya acilirsa, daha da konu detaylanacak, acikliga ve netlige kavusacaktir.

Yokluk ise algi olarak uc turludur.

Herseyden once yokluk, var algisinin olumsuz olarak ifade edilisidir.

Yok kisaca yalniz basina kullanilmaz. Yok demek, bir seyin yoklugudur ve o sey zaten algida, kavramda ve bilgi de vardir. Cunku algi daimi olarak pozitiftir. Algilanan kavramlasmistir ve uzerinden de bilgi turetilmistir. Bu bilginin nitelikleri ve cesitleri vardir.

Birinci yokluk, o anda zamanda orada bulunmamaktir. Mesela Ali burda yok, ya da param yok gibi.

Ikinci yokluk, daha once varligi gozlem verdigi halde su an varliginin gozlem vermemesidir. Mesela, dinazorlar yok olmustur.

Ucuncu yokluk ise, varliksal/inancsal ve ideolojik yokluktur. Yani var olarak algi temelinde ortaya konanin, ikinci algilama ve ifade olarak olmadigini one surmektir.

Buradaki one surus, varliksaldir ve tartismalidir. Tartisma varlik tabani olarak neyin alindigina baglidir- Tanri yoktur.

Inancsaldir- buna hakki yok.

Ideolojiktir- Demokrasi yok.

Kisaca hiclik te yoklukta, algida varlananin; ifade de inancta ideolojide varlikta duruma konuya sarta zamana gore gecici ya da kalici yoklanmasidir.

Ayrica hiclik- Bosluk, delik, cukur, anlami olarak ta bir mekana hitabeder.

__________________
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti

Inanc Ozgurlugu

Isvicre, ulkesinde bulunan tum islami orgut ve kuruluslari yasaklama karari aldi.

Daha once de camilerde ezani yasaklamisti.

Simdi bu bati'nin ve dunyanin en cagdas ulkelerinden biri olan ve her turlu sosyo-etik fark cesidine ev sahipligi yapan bu ulkenin bu yaptigini "inanc ozgurlugu" temelinde degerlendirelim.

Nedir inanc ozgurlugu?

Bir kisinin ya da inanc grubunun inandigi bir degeri yasam ve iliskisinde hak ve ozgurluk olarak kullanmasi.

Burada aslinda bu yukarida yazilan cumleyi formel ve sadece yazildigi gibi algilar ve digger yonunu goremezsek, evrensel hukuk ve insan haklari temelinde hem Isvicre'nin hem de dusuncve de ve davranista, sanki inanc ozgurlugune karsiymisiz gibi bir algi dogar.

Nedir bu cumlenin digger yonu.

Bir jkisinin ya da bir grubun inandigi bir degeri yasam ve iliskisinde baskasinin hak ve ozgurlugune mudahele etmeden, ona baski kurmadan, onun hak ve ozgurlugunu elinden almadan hak ve ozgurluk olarak kullanilmasi.

Iste aradaki en onemli fark budur. Yani bir toipluma ya da kisiye hic kimse kendi inancsal degerini hak ve ozgurluk kisvesi altinda dayatamaz. Yani baskasinin hak ve ozgurlugunu ihlal edemez.

Dolayisiu ile bu tek tarafli algi sadece "kendi hak ve ozgurlugunu digerleri uzerinde ust ve hakim kilma/ bunu baski ile zorla herkese inanc olarak dayatma" algisidir.

Zaten bu sadece inancta degil; her turlu iktidar politikasinin kendi ideolojisini izmini ve her turlu degerini dayatmada da yansir.

Ornek verelim.

Bir kisi "Kadin taslamak, diri diri gommek, linc etmek, kirbaclamak, iskence etmek, tecavuz etmek v.s. benim inancim ve de dolayisi ile hak ve ozgurlugum" dediginde, burada gormek istenmeyen nokta "peki senin tasladiginin, diri diri gomdugunun, linc ettiginin, kirbacladiginin, iskence ettiginin, tecavuz ettiginin v.s. hak ve ozgurlugu ne olacak?

Iste bu gorulmek istenmeyen bilinc, sadece "hak ve ozgurlugu kendine yontma ve uzerine her turlu baskiyi, zorlamayi ihlali uyguladiginin hak ve ozgurlugunu algilayamama, gorememe"

Iste Isvicre bunu gordugu ve algiladigi icin, ulkesindeki tum islami gruplarin faaliyetlerini yasaklamistir.

Cunku gormustur ki, onlarin inanc hak ve ozgurlugu, baskalarinin her turlu yasam dahil; hak ve ozgurlugunu elinden almaktir.

Umarim ulkemiz ve toplumumuz da her deger konu ve kavramda bir gun bu duzeye ustelik ihlalinin farkindaliginda ve hak ve ozgurluklerin sosyal birliktelik bilincinde ulasacaktir.

__________________
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti